Popüler Yayınlar

13 Mart 2013 Çarşamba

DUYGULAR – DÜŞÜNCELER – DAVRANIŞLAR



1970’ li yılların başlarında Rıchard Bandler ve John Grinder (NLP’ nin kurucuları) bütün bilimlerin kaynağı olan soruyu sorarak insan davranışları ve davranışlarının sonuçları ile ilgili bazı araştırmalar yapmışlar. 

“Neden” demişler “İnsanlar adil donanıma sahip oldukları halde bazıları başarılı bazıları başarısız oluyor”. Bu gün kişisel gelişim stratejilerinin en önemlisi olan NLP bu şekilde kurulmaya başlanmış.

NLP’ nin doğasındaki bu sorgulayıcılık bizim kendi kaynaklarımızda zaten varolan bazı bilgilere ulaştırmış Bandler ve Grinder’ ı. Ama onlar bu bilgileri atıl bir halde tutmak yerine kullanmaya karar vermişler ve NLP’ nin en önemli değişim stratejilerinden birini üretmişler.
Duygular, düşünceler ve davranışlar iç içe geçmiş, birbirine kenetli çarklar gibidir. 

Bunlardan herhangi birini değiştirdiğinizde diğerlerini de değiştirmeye muvaffak olursunuz. Dervişin fikri ile zikrinin, insanın dışının içinin aynası olması durumunun farklı bir izah biçimidir bu aslında. Üzerinde düşünmeye başlayalım o halde.
 
“Mutluluk” ile ilgili davranış kalıbımızı ele alalım mesela; Eğer mutlu iseniz (duygu) yüzünüzden bu mutluluk okunur, gözleriniz ve dudaklarınız içinizdeki mutluluğu belirgin bir şekilde yansıtır dışarıya (davranış) ve zihninizde o mutluluğu destekleyen görüntü ve sesler devam eder durur (düşünce) .

Kendi içimizdeki üç boyut birden duygu-düşünce-davranış bu duyguyu destekler ve üçü birden bizim mutlu olmamız için gerekli formatı kendiliğinden alır. Üzgünlük verici bir durumu düşünerek mutlu davranışlar göstermek imkansızdır, mutlu davranmak için evvela zihnimizde mutluluk verici bir düşüncenin oluşturulması gerekir. 

Bu halde davranışları, duyguları ve düşünceleri değiştirmek bu üç unsurdan en kolay değişebileni değiştirmek ile kolay ve mümkündür.

İnsan davranışının temelindeki bu üç öğenin doğru şeklide yönlendirilebilmesi için üçünü de etkin (akla uygun olarak) bir şekilde değiştirebilecek güce sahip olabilmek gerekir(esneklik). Bu tiyatral bir yetenekten ziyade insanın kendi unsurlarını doğru yönetebilmesi ile ilgili bir durumdur. 

Akl-ı Selim olmanız gereken bir zamanda heyecanlı ve öfkeli iseniz yapılması gereken şey öncelikle düşünceyi, belki sonra davranışları ve sonra da duyguyu değiştirerek olmanız gereken halet-i ruhiye yi yakalamak olmalıdır.

O heyecanlı ve öfkeli halden kurtulmanın yolu öncelikle akl-ı selim davranmak ile ilgili zihninizdeki düşünceleri toparlamak ve sonra akl-ı selim olduğunuz zamandaki davranışlara sahip olmak için bedeninizi zorlamak. Bu hali devam ettirdiğinizde duygunuzun da kendiliğinden değiştiğini ve kontrolün sizin elinizde olduğunu fark etmiş olacaksınız.

Mutlu ve doğrularla kuşatılmış bir yaşam için kendi içinizde olanlar ile ilgilenip onları doğru yönlendirmek gerekir. Bunun için kendinizi her daim izlemeyi asla ihmal etmeyiniz. Kendinizi kontrol etmek ancak kendinizi fark etmekle mümkün olur.

 http://kisiselbasari.com/       internet sayfasından alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder