Popüler Yayınlar

YUNAN-İ ATİKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YUNAN-İ ATİKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2013 Salı

ASLINDA BATI MEDENİYETİ DİYE BİR MEDENİYET YOKTUR



 @ChevalierdesMot

 Doç. Dr. Ayhan Tekineş'in "RUH VE MANA MEDENİYETİNE DOĞRU" makalesine @ChevalierdesMot tarafından yazılan 2. yorumdur.

Aslında "Bati Medeniyeti" diye bir medeniyet yoktur. B.Russell'e göre Bati'nin başarılı olduğu ilimlerin temeli uc unsura dayanir :

1. Axiomatisation (Yunan-i Atike’den kotarma)

2. Abstraction (Harezmî’nin Algebra'sindan kaynaklanma)


3. Experimentation (Müslüman bilim adamlarının ısrarlı uygulamalarından kopyalama)

Bati bu temellere hiçbir şey eklememiştir, bütün yaptığı bunlar üzerine kuruludur. Batı özellikle Endülüs'lü Müslümanlardan Yunan-i Atike efsanesine dayalı olarak sanki tanrılardan ateşi çalıyormuşlar gibi bilimsel metodu çalmışlardır.

Ne var ki bu arada bünyeleri kaldıramadığı için Müslümanların Çok Yasalı politik uygulamalarından nasiplerini alamamışlar, giderek bugün için bulundukları Herkese Yek Yasal girdaba düşmüşlerdir. 

Bu yetmemiş Müslümanları da ayni girdaba cezp etmelerini sağlamışlardır. İste simdi Müslümanlarla (?!) Bati kol kola bu girdap içinde dipsiz kuyuya doğru yol almaktadırlar. İşin garibi bu girdapta başı iyice dönmüş kendini hala Müslüman sanan bazı kişi ve grupların "Mehdi gelecek de bize el uzatarak bizi bu girdaptan kurtaracak!" hayallerine kapılıp fır dönmeleridir. 

Hâlbuki Allah Kitabında "kendine çeki-düzen vermeyen, kendini düzeltmeyen kavimlere yârdim etmeyeceğini" apaçık beyan etmektedir. Bakiniz Batı’da olmayan medeniyetin sonunun habercilerinden birinin su güzel eserine 

The Decline of the West, Oswald Spengler  

 http://en.wikipedia.org/wiki/Oswald_Spengler

Görüldüğü gibi sizlerin Bati Medeniyeti dediğiniz, İslam Medeniyetinin Bati ellerinde ve illerinde yozlaştırılarak sonunun getirilmekte olduğu kendi medeniyetinizdir de farkında değilsiniz. 

Gerçekçi Bati düşünürleri Bati'nin geri dönülmez bir çıkmaz içinde olduğunu çok iyi bilir ve ifade ederler, onun için Toynbee gibi bu girdap içinde başı dönmekten büyülenmişlerin safsatasına kulak asmayın.

5 Mart 2013 Salı

"DİNDE LİBERALİZM" ?! ‏@ChevalierdesMot 'in Hekimoğlu İsmail'in köşe yazısına cevabıdır.



https://twimg0-a.akamaihd.net/profile_images/1730116305/images.jpgHekimoğlu İsmail,  Kur'an'a göre din'in "yasa" olduğunu hala kavrayamamış. Batı’da "yasada liberalism" yok Batı'nin "din" dediği Yunan-i Atika'dan kalma bir kavramdır, "yasa" kavramını kaplamaz. 

Onun için de Kur'an'a göre anlamsızdır. Liberalizm kişinin Yasama Hakki olduğunu kabul etmez, hâlbuki Kuran’a göre bu insanin temel hakkidir.
Liberalistler de diğerleri gibi Herkese Yek Yasacıdır Hıristiyan / Yahudi / Müslüman / v.s. fark etmez herkes onların Yek Yasasına uymalıdır

Lütfetsin, Hekimoğlu İsmail bize liberalizm de satmasın.

Liberalizm Anarşizm’in yozlaştırılmış, namussuzlaştırılmış biçimidir...

Nitekim Anarşistler "Herkese Yok Yasa" derken Liberalistler "yavaş, yavaş oraya varacağız, ömrümüz vefa ederse" deyip insanları uyutur.

Tabii Liberalistler çok iyi bilir ki 19. yy da Herkese Yok Yasacı Anarşistler,  Herkese Yek Yasacılar önünde tam yenilgiye uğratılmışlardır.

Onun için Liberalistler de, Sosyalistler de Herkese Yek Yasaya dil uzatamazlar, sadece bilinmez bir gelecekte bu geçiştirilecektir.

Müslümanların bunları bilmemesi acıklı. Ancak kendi kavramlarının kullanımından bihaber olmaları korkunç derecede acıklı.

Yasama Hakki engellenmiş bir grubun ( SPEE )'nin kimliğini koruması mümkün değildir, sonuçta Herkese Yek Yasacıların dinine ( yasasına ) göre devşirilir giderler.

Yahudiler bile bu devşirilmenin farkındadırlar, bu gibi dönmelere "anussim" derler.





"anussim" ne demek mi?

anussim: sekularo-fascist yasalara köle, özgür olmayan dönme, imansız.


Bana inanmiyorsaniz su kitaba bakabilirsiniz:

The three rings : the history of the Spanish Jews by Poul. Borchsenius p 121, 214



GIRIS

Her SPEE'nin insanlarin toplumsal yasama hak ve hurriyetlerine sahip
oldugu inanciyla hareket eden, her turlu teke indirgemeciligi
reddeden, SPEEsel farkliliklari eko-kulturel gercek olarak goren bir
denge ve adalet anlayisina sahip, SPEElerin yasal bagimsizligina
dayanan, bu bagimsizligi saglamak ve korumak icin kurulacak kurum ve
kurallari duzenleyen bu Protokol'la insan haysiyet ve serefine
yakisir, baris icinde bagimsizligi gerceklestirmeye sozlesmis
oldugumuzu butun aleme bildiririz.


MADDELER


Madde 1: Birer sosyo-politiko-ekonomik yasal entite olarak her SPEE
kendi yonetim sekline kendi karar verir, adini da kendi koyar.

Madde 2: Bu Protokol cercevesinde hukmetmek SPEElere aittir. SPEEler
hukmetme haklarini bu Protokol cercevesinde yasama, yurutme ve yargi
organlariyla saglarlar.


Madde 3: Hicbir SPEE kendi yasalarini diger SPEElere dayatamaz, diger
SPEE uyelerini kendi yasalarina gore yargilayamaz.

Madde 4: SPEEsel yasalar yururlukte olduklari surece uyeleri icin uyelerin bulundugu butun zaman
ve mekanlarda gecerlidir, hicbir uye hicbir zaman ve makanda uyesi
oldugu SPEE'nin yasalari disina cikamaz.

Madde 5: Her SPEE uyesi ait oldugu SPEE'ye uye olmaktan dogan yasal
sorumlulugu cercevesinde uyelikten cikma hakkina sahiptir.


Madde 6: SPEEler amac ve gorevlerini yasalarina gore kendileri
saptar, ancak bu amac ve gorevler bu Protokol'da belirtilen maddelerle
celiskili olamaz.


Madde 7: SPEEler arasi yasalar ve bu yasalara dayali yurutme ve yargi
organlari SPEEler tarafindan bu Protokol'a gore duzenlenir.  


https://www.facebook.com/notes/chevalier-des-mots/protokol-turkce/165333086905041   internet sayfasından alınmıştır.