20 Ocak 2013
AYHAN HÜLAGÜ - İSTANBUL
Türk okullarının kuruluş hikâyesi Selam adlı filmle beyazperdeye
taşınıyor.
Yurtdışına giden üç öğretmenin fedakârlık, mücadele ve aşkla
dolu hikâyesine odaklanan Selam, üç kıta ve dört ülkede çekilen ilk Türk
filmi.
‘Sizi burada bir çift,
gideceğiniz yerde ise binlerce göz bekliyor.’ sözünün peşinden
gidenlerin hikâyesi masal gibi anlatılır. İçi samimiyet dolu küçük
bavullarla Anadolu’dan çıkıp dünyanın dört bir yanına giden, mevki,
makam, rahatlık kelimelerini lügatlerinden silen Türk kolejlerinin
fedakâr öğretmenlerinin hikâyesi… Onların yaşadıkları belgesellere konu
oldu, sahneye aktarıldı, şimdi de beyazperdede.
 |
Burçin Abdullah’ın oynadığı Zehra,
savaşın gögesinde Afgan çocuklara yardım elini uzatan genç bir öğretmen. | | | | | | | |
Filmin adı,
Selam.
Yönetmeni Altın Kızlar, Gazi, Elif gibi dizileri çeken Levent
Demirkale;
senaristi Necati Şahin; oyuncular Burçin Abdullah, Yunus Emre
Yıldırımer, Hasan Nihat Sütçü…
Hikâye
şöyle: “Harun, Zehra ve Âdem, idealleri uğruna sevdiklerinden,
yurtlarından ayrılıp haritada bile yerini bulmakta zorluk çektikleri
ülkelere doğru yola çıkar. Âdem, hamile karısını geride bırakarak
Bosna’ya sıcak bir selam ve dostluk götürmenin peşindedir.
Zehra, eşi
Harun’un hasretini yüreğine gömüp savaşın gölgesinde büyüyen Afgan
çocuklarına yardım elini uzatır. Harun ise geçmişini düşünmeden eski bir
sömürge devleti Senegal’in karanlığına ışık tutmaya gider. Dünyanın
çilekeş ülkelerine kardeşliği götüren isimsiz kahramanların hikâyesi
kimi zaman birbiriyle kesişir, kimi zaman binlerce kilometreyle
birbirinden ayrılır.”

Afganistanlı çocuk oyuncular Mustafa ve Halid için yönetmen Levent Demirkale, “Seyirci onları çok sevecek.” diyor.
GERÇEK OLAYLAR ANLATILIYOR
‘Yaşanmış
olaylara sadık kalınarak perdeye aktarılan Selam, iki yıllık bir proje.
2010’da hikâyelerin toplanması ile başladı macera. Türkiye, Senegal,
Afganistan ve Bosna-Hersek’in farklı şehirlerine yapılan gezilerle çekim
mekânları belirlendi, 2012’nin ortalarında 50 kişilik teknik kadro, 2
tonluk teknik malzemeyle kıtalararası koşuşturmacanın içine daldı.
Yola
çıkarken Demirkale yönetimindeki ekip, işlerin bu kadar zor
ilerleyeceğinin farkında değildi. Ne de olsa farklı ülkeler, farklı
mevzuatlar, kanunlar yani zorluklar demek.
Gittikleri yerlerde tıpkı
kendilerinden 25 yıl önce adım atan öğretmenler gibi sıkıntılar
yaşadılar, tıpkı onlar gibi gönüllerin başköşesinde misafir edildiler.
Ekibin
en çok zorlukla karşılaştığı ülke Afganistan. Uzun yıllardır yaşanan iç
karışıklıklardan dolayı yerel cast oluşturmak da güçtü, senaryoya uygun
mekânlar bulmak da.
Güvenlik sorunlarından dolayı bir yerden bir yere
giderken arabalar sıklıkla durdurulduğu için çekim programı aksadı
sürekli. İklim değişiklikleri, sağlık koşullarının elverişsiz olması
nedeniyle yönetmen dahil ekibin büyük çoğunluğu dizanteriye yakalandı.
Türk Tugayı’ndan, TSK’nın doktor ve hemşirelerinden sağlık hizmeti alıp
ayağa kalkan ekip, benzer bir dokuya sahip başka bir ülkede plato kurup
çekim yapmayı bile düşündü, ama okullardan gelen duygu yüklü ve bir o
kadar sitem dolu mesajların ardından bu fikirden vazgeçip planlandığı
gibi çekimleri tamamladı.
Üç kıta ve dört farklı ülkede çekilen
ilk Türk filmi olma özelliği taşıyan Selam’da Türk kolejlerinde okuyan
onlarca Bosnalı, Afgan, Senegalli öğrenci rol aldı.
Ünlü yabancı
oyuncular da var kadroda. Senegal’de anne ve babayı canlandıran ikili,
Afrika’nın tanınmış isimleri. Selam’ı en yalın ifadeyle ‘iyi insanların
filmi’ diye tanımlayan yönetmen Demirkale, çocuk oyuncuların projeye
farklı bir masumiyet kattığı düşüncesinde:
“Bütün çocuklarımızın çok
sevileceğinden eminim. Mesela Senegalli Brahim N’diaye, gerek Türkçesi
gerek yetenekleriyle bizi kendine hayran etti. Keza Afganistan’da
Mustafa ve Halid isimli çocuk oyuncularımız bir o kadar başarılı.
Hepsinin çok sevileceğinden eminim.”
T.C. Dışişleri Bakanlığı başta
olmak üzere Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, Türkçe Der ve Kimse Yok
mu’nun desteklediği, Bank Asya, Mondi ve Royal Halı sponsorluğundaki
Selam, 29 Mart’ta gösterime giriyor.
Öğretmenlerin izinden ilerledik
Levent Demirkale (Yönetmen):
Yurtdışına gidip görev başında hayatını kaybeden öğretmenler olmuş. O
ülkelere gittik, o insanlarla tanıştık, çalıştık.
İnançlarına,
sabırlarına, iyiliklerine hayran kaldım. Filmde onların çok emeği var.
Senegal, Bosna, Afganistan’da Türk deyince akan sular duruyordu.
Özellikle dış çekimlerde yetkililerin, yerel halkın ciddi yardımlarını
gördük. En yalın ifadeyle iyi insanların filmi diyorum Selam için, çünkü
duygusunun da öyle olduğunu hissediyorum.
35 yıl sonra Afganistan’da film çekildi
Haluk Örgün (Konsept danışmanı):
Türkiye’de ilk defa bir sinema filmi üç farklı kıtada çekilecekti. İşin
zorluğu baştan tahmin ediliyordu, 50 kişilik ekip ve 2 tonu bulan
ekipmanlar Türkiye’den temin edildi.
Havayollarındaki ve gittiğimiz
ülkelerdeki kıymetli yöneticilerin gayretiyle zamanında gideceğimiz
yerlere ulaştırıldı.
Zor ve bir o kadar keyifli bir süreçti. Senegal,
Afganistan, Bosna-Hersek’te Türk okullarında misafir edildik ve herkes
gönülden yardımcı olmaya çalıştı.
Afganistan’da 35 yıldır sinema filmi
çekilmemişti, bu ilki gerçekleştirdik. Mutluyuz.