 |
| İLÜSTRASYON: HİCABİ DEMİRCİ |
İSTANBUL
- Önümüzdeki 20 yılda işgücü yeniden oluşacak, 1946-1964 doğumluların
oluşturduğu Baby Boomers yavaş yavaş emekliye ayrılırken işgücünün en
büyük porsiyonunu X (1965-1976) ve Y (1977-1994) kuşakları oluşturacak.
Bu üç kuşağın çalışma değer ve davranışlarıysa çok farklı.
Dolayısıyla
işverenler de halihazırdaki işe alım stratejilerini, yetenekleri
firmalarında tutabilme beceri ve politikalarını gözden geçirmek zorunda.
Türkiye’de de hizmet veren online kariyer sitesi Monster, Y kuşağının
kariyer eğilimlerini gösteren bir araştırma yaptı.
İşte 17-28
yaşlarında, halihazırda çalışan 10 bini aşkın gençle yapılan anketin
çarpıcı sonuçları:
SÜREKLİ YENİ İŞ AVINDALAR: Şirketlerine sadık değiller.
Takdir edilmediklerini düşündükleri için kendilerini güvende
hissetmiyorlar, başka firmaların çok daha cazip çalışma olanakları
sunduğunun farkındalar.
İhtiyaç ve beklentileri karşılanmazsa her an iş
değiştirebilirler. Yüzde 77 şu anki işinde üç yıldan kısa süredir
çalışıyor, yüzde 69’u aktif olarak yeni bir iş arıyor.
Yüzde 25’i
‘doğru’ fırsatı yakaladığı takdirde yeni bir işe girmek için hazır
bekliyor.
Y jenerasyonu iş arayanlarının sadece yüzde 6’sı şu anki
firmalarında kalması gerektiğini düşünüyor.
ESNEK ÇALIŞALIM: Esnek çalışma saatleri ve ortamı
istiyorlar, “Rengârenk, stresi az, masamı istediğim ve çalışırken ilham
verecek şekilde tasarlayabileceğim, saat kısıtlaması olmayan bir ortamda
ya da home office düzeninde çalışmak isterdim” diyorlar.
GAZETE İLANINA SADAKAT: Birlikte büyüdükleri teknoloji
ve internete uyumlular ancak iş ararken eski yöntemlerden de
faydalanıyorlar.
İş ararken başvurulan ilk adres aileler ve gazeteler.
Yüzde 20’si özgeçmişlerini internetteki iş arama sitelerine gönderse de
yüzde 80’lik kısım hem bu sitelere hem de firma sitelerine özgeçmiş
gönderiyor.
ÖMÜR BOYU GOOGLE!: Hayallerindeki iş ve şirketleri
tanımlarken “Kurumsal kimliği ve marka değeri yüksek, son kullanıcının
adını ve varlığını bildiği yaratıcı bir şirkette çalışmak istiyorum.
Örneğin Google’da bir ömür çalışabilirim” diyorlar.
İŞ ODAKLI YAŞAM DEMODE: İş ve kişisel hayat dengesine önem veriyor, önceki X jenerasyonu gibi iş odaklı yaşamanın doğru olmadığını düşünüyorlar.
ÖZGÜVENLERİ ÇOK FAZLA: Kendilerine güvenleri çok fazla ve hayalleri var. Firmalardan beklentileri çok fazla ve otoriteyi sorgulamaktan korkmuyorlar.
SEYAHAT İMKÂNI MAAŞTAN MÜHİM: Maaştan çok esnek çalışma saatlerini, yurtdışı seyahat imkânlarını ve sevecekleri işi yapmayı daha çok önemsiyorlar.
AMA YÜKSEK MAAŞ DA ŞART: Yüzde 89, yüksek maaşın işi
kabulde etkili olduğunu söylüyor.
Yine yüzde 89’luk kesim ilerleme
olanaklarının, yüzde 85 yan olanakların, yüzde 81 şirket eğitimlerinin,
yüzde 76 şirketin iyi olmasının önemini vurguluyor.
REKLAM, PAZARLAMAYA İLGİ: Katılımcıların yarısından
çoğu geçen ay beşten fazla iş başvurusu yapmış. Yüzde 59’unun başvurusu
iş görüşmesine dönüşmüş.
Üçte biri, ikiden fazla görüşmeye çağırılmış.
En çok tercih ettikleri ilanlar reklam, pazarlama ve halkla ilişkiler,
satış pozisyonları, bankacılık, finans ve kamu sektöründeki pozisyonlar.
BAŞVURU VAR, GÖRÜŞME YOK: Aktif iş başvurusu yapsalar
da yoğun rekabet nedeniyle işverenin dikkatini çekmekte zorlanıyorlar.
Yüzde 55 görüşmeye çağırılmamaktan şikâyetçi, yüzde 43’ü fazla rekabet
olduğunu düşünüyor, yüzde 36’sı deneyimsiz, yüzde 36’sı da fazla
deneyimli olduğu için görüşmeye çağırılmadığından yakınıyor.
SOSYAL AĞLAR İŞİ BAĞLAR: Online sosyal ağlar da iş
aramak için benimsenmiş durumda. Myspace.com, Yahoo Groups, Facebook ve
Linkedin en sık kullanılanlar.
İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi
Deniz Yıldırım, “İş ararken sosyal medya kullanımından yanayım, videolu
CV tam benim konum; Facebook, Twitter, Linkedin, bloglar, ne denk
gelirse...” diyor.
Marka yöneticisi Elçin Temel, “Özellikle blogları çok
yararlı buluyorum. Şu an çalıştığım işten blogları sayesinde haberim
oldu” diye anlatıyor.
Osmangazi Üniversitesi öğrencisi Erinç
Aşçıoğlu’ysa iş ararken Twitter, Linkedin, Frienfeed gibi sosyal
mecraları aktif olarak kullandığını söylüyor.
Katılımcılardan biri de
çalışmak istediği şirketin sahibini Facebook’tan bulup mesaj atarak iş
başvurusunda bulunmuş.
‘Y’ personel alacak şirketlere öneriler...
* İş ilanınızın açık, anlaşılır, doğru tanımlanmış olmasına özen
gösterin. İşyeri tercih edilecek bir lokasyondaysa, bunu ön plana
çıkarın.
* Y kuşağı marka yerlerde çalışmak istiyor, iletişim kanallarında
firmanızla ilgili ilanları ve firmanızın marka güç değerlerini bu
yeteneklerin anlayacağı dille yansıtın.
* Online kariyer siteleri ve şirket web sitenizi mutlaka kullanın.
* Facebook, Twitter, Google, Yahoo Groups, blog gibi sosyal ağlarda
firma adına web sayfası oluşturun. Böylece işveren markanızın gücünü
gösterip onların çalışmak istediği firmalar arasına girebilirsiniz.
* Web sitenizin tasarım, içerik ve değer olarak Y iş arayanlarının
ilgisini çekmesini sağlayın, sitenizde mutlaka CV yükleme özelliği ve
online başvuru seçeneği olsun.
* İş ilanınızda adaylardan aranan özelliklerin ve pozisyonun tanımının açık ve doğru kurgulandığından emin olun.
‘Geçim derdi olmasa sporcu olurdum’
Bir kariyer araştırması da iş ve insan kaynakları istesi
Yenibiris.com’dan geldi.
Sitenin üyeleri arasında düzenlediği ankete
göre gençler, geçim derdi olmasa ‘sporcu’ ya da ‘tiyatrocu’ olmayı
tercih ediyor.
‘Geçim derdi olmasaydı, hangi işi yapmak isterdiniz?’
sorusuyla sitenin üyeleri arasında düzenlenen ankete 21 bin 384 kişi
katıldı.
Çalışanların hayallerini süsleyen meslekleri ortaya çıkarmayı
amaçlayan ankete katılanların yüzde 25’i bu soruya ‘sporcu’ yanıtını
verirken, yüzde 22.1’lik bir kesim ‘tiyatrocu’ olmak istediğini
belirtti.
İşinden memnun olanlar ve ‘Yine de şu anda yaptığım işi
yapardım’ diyenlerse yüzde 12.1’lik oranla üçüncü sırada yer aldı.
‘Dansçı’ olmayı isteyenler 11.4’lük bir kesimi oluştururken, ‘yazar’
diyenlerin oranı yüzde 10.9’da kaldı. Bunları sırasıyla ‘müzisyenlik’
(yüzde 9.6), ‘şarkıcılık’ (yüzde 5.3) ve ‘şairlik’ (yüzde 3.6) takip
etti. (Yaşam Servisi)
http://www.radikal.com.tr/yasam/gelen_var_is_dunyasi_ylere_gebe-985838